1. YAZARLAR

  2. Ahmet Şükrü Kılıç

  3. Muhalefet ve muhaliflerin kozları; Gül ve Davutoğlu!
Ahmet Şükrü Kılıç

Ahmet Şükrü Kılıç

Yazarın Tüm Yazıları >

Muhalefet ve muhaliflerin kozları; Gül ve Davutoğlu!

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Abdullah Gül üzerine ne kadar titrediğini hatırlıyoruz.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun da ulaklık vazifesini.

Muhalefet partilerinin ortak adayı Abdullah Gül olacaktı, mutabakatı Meral Akşener bozdu.

Muharrem İnce bile ikinci tura Meral Akşener’in kalacağına inanmış, kendisine Cumhurbaşkan Yardımcılığı sözü verilirse Akşener’i destekleyeceğini açıklamıştı.

Akşener, CHP’ye rağmen Cumhur İttifakı karşısına çıkarılan bir kozdu.

Akşener’in partisi kendisinden daha fazla oy aldı, “İstifa edeceğini” açıkladı, bilindik senaryolardandır, yine partisinin başında kaldı.

CHP’nin de, MHP’nin de parti içi muhalefeti olmuştur; Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, Devlet Bahçeli’nin de karşısına adaylar çıkmıştır, sadece Erdoğan’ın parti içinde kimse karşısına çıkamamıştır.

18 yıllık bir partinin 17 yılı iktidarda geçmişse, o partinin kurmayları kan bağı olan kardeşler dahi olsa aralarında imtiyaz kavgaları çıkar.

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu muhalefet partileri ve parti içinde küstürülenler tarafından koz olarak kullanılmaktadır.

Ne Abdullah Gül’ün ne de Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti’nin kuruluşu dönemindeki gibi şehirlerden ofislerine insan akınları yapılmaktadır.

Kendileri insanları devşirmek için çaba harcamaktadır.

Bir partiyi millet kurmuyor, bazı siyasiler kuruyorsa, siyasetin ya da milletin değil kendilerinin siyasete ve millete ihtiyacı var demektir.

Abdullah Gül’ün öne sürdüğü Ali Babacan ve etrafına ördüğü siyasetçileri kişilik yoksunu olarak değerlendiriyorum, Ahmet Davutoğlu da Gül’ün gölgesinde siyaset yapmayı kabullenecek bir durumda olduğunu göstermişti.

Erdoğan tarafından beklemeye alınmayı içine sindiremeyen Davutoğlu, Abdullah Gül tarafından dışlanmayı öpmüş alına koymuş, saygıda kusur göstermemiştir.

Erdoğan karşıtlıklarının bir gün bir köşede bir birlerini kesiştireceğine inançlarını korumak zorundalar, çünkü kendilerinin de kestiremedikleri yüzdelerinin hatırı var.

İnsanî hukuk ve düşünce hatırlarının önüne rakamlar geçmeye başladığında geriye pazarlık kalır, tüccar siyaseti başlar!

Sadece şu kadarını söylemekle yetineceğim; buradaki balçık ayağa kalkacak bir ruh bulsaydı, “Sinsi Abdullah” kendini hatırlatmak için birilerini tebrik etmez, kendi tebrikler almaya başlardı!

Ali Babacan sadece bir maşadır, Erdoğan’ın mahalle temsilcileri kadar bile iradesi yoktur.

AK Parti tabanını bilmem ama Erdoğan benim için vazgeçilmez bir insan değil, AK Parti tabanının %50’den fazlası başka bir isim etrafında toplanacak olsa benim yerim de orası olur.

Erdoğan’ın alternatifi mevcut değildir!       

Biz, Erdoğan millet iradesine nasıl inanıyorsa, milletin isteklerine de eşit düzeyde inanması için çaba sarfedeceğiz.

AK Parti’yi iktidardan edecek toz tanesi de olsa, yüzlerine toprak saçarız.

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu birer koz olarak kullanıldıklarının farkındadır.

Sinekler mevsimi geldiğinde ortaya çıkar, ne kadar kan emerse emsin ömrü azdır.

Bu durumdan rahatsızız ve midemizi bulandırıyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar